Sevgili Dostlarım,
Toplumda tabanı olmayan bir siyasi misyonun başarı şansı sıfırdır.
Parti yönetimleri zamanının büyük bir kısmını
seçim yasalarının
zorunlu olarak kurulmasını ön gördüğü, minimum sayıdaki İl, İlçe
ve Belde teşkilatlarını kurabilmekle harcarlar. İşte bu bakımdan Parti dışı oluşumlara şiddetle ihtiyaç vardır.
Bunların başında da dernekler gelir.
Dernekler ne gibi işlere yarayabilir,
hangi sosyal
fonksiyonları yerine getirebilir?
Haftada en az bir kere dernek üyelerini ve sempatizanlarını
bir araya getirerek toplumda “uzlaşma ve hoşgörü kültürünü”
arttırır, aynı zamanda bireye karşıt fikir ve düşünceye, bir
başka deyişle “eleştiriye tahammül” etme yetisini de geliştirme
imkanı verir;
Birey’in derneğin misyonu doğrultusundaki konularda hem
kendinden daha tecrübeli üyelerin bilgisinden istifade etme, hem
de kendini topluluk içinde sözlü
olarak ifade imkanı vererek “kişisel gelişim” ve “özgüven” gibi
konularda önemli düzelmeler ve ilerlemeler sağlar;
Grup üyeleri arasında kendiliğinden gelişen dostluk ve
arkadaşlıklar ile toplumdaki “dayanışma kültürü” (solidarity)
nün gelişmesinde önemli rol oynar;
Dernekler misyonunun hem dernek tüzüğüne hem de yasalar uygun
olması gerektiğinden, toplumumuzda halen çok zayıf bir noktada
bulunan “hukuk kültürü” nün gelişmesinde önemli rol oynarlar;
Dernek üyeleri ve de sempatizanlar derneğin misyon ve felsefesi
doğrultusunda düzenlenmekte olan konferans veya panel gibi
etkinliklere katılmak suretiyle dışarıdan getirilen konusunda
uzman kişilerden belirli ve merak edilen konuları çok daha
“derinlemesine öğrenme” imkanı bulmaktadırlar;
Yeterli bir büyüklüğe ve de bilgi birikimine ulaşmış bir dernek,
çeşitli konularda (mesleki, hukuki, sosyal, idari veya ekonomi )
araştırma komisyonları kurabilir,
buralardan elde edilebilecek bilgileri konferanslar veya
raporlar halinde kamuoyu ile paylaşılabilir. Dolayısı ile
dernekler belirli konularda “kamuoyunu aydınlatma” ve hatta “yol
gösterme” görevini bile üstlenebilirler;
Dernekler eğer yeterli bir büyüklüğe ulaşmış ve de
kurumsallaşmalarını tamamlamış iseler bulundukları toplumdaki
pek çok siyasal/sosyal/hukuki/idari/ekonomik veya mesleki
standartlar gibi konularda öncelikle grup üyelerini daha sonraki
bir aşamada da kamuoyunu aydınlatma görevini üstlenebilirler.
Böylelikle gene bulundukları toplumda “katılımcı demokratik
kültürün” gelişmesinde çok önemli rol oynarlar;
Hem örgütlü hem de tüzel kişilik olmanın verdiği avantajla
toplumsal olayların hatta gerektiğinde, toplumsal yararının
aleyhine, etik değerlerin veya hukuk dışına çıkmış bulunan resmi
veya gayri resmi “güç odakları'nın" üzerlerine daha rahat
gidebilirler ve bütün bu konuları bunları kamuoyunun gündemine
sade bireylere göre daha rahat taşıyabilirler ve de bu
problemlerin çözümünde daha etkili bir rol oynayabilirler;
Bu derneklerin yaşamasında en önemli sorun kaynak sorunudur.
Bunun için de dernek mekanlarının yasaların elverdiği
ölçüde, Lokal, Kefe vs. gibi mekanları çok sayıda üyenin ortaklaşa
katkılarıyla oluşturmasıdır. Böylelikle Liberal düşünceyi paylaşan
tüm insanların bu mekanlarda buluşmaları sağlanır, aynı zamanda
bu tür mekanlar herkese açık olacağından, Liberal tabanın oluşması
ve Partiye yeni, taze üyeler kazandırılması sağlanabilir. Fakat
hepsinden önemlisi kendi, kendini finanse edeceğinden, hiç kimseye
maddi bir yük getirmemiş olur.